Kaya

kaya

Yattığım Kaya

Bu akşam o kadar durgun ki sular
Gömül benim gibi kedere diyor.
İçimde maziden kalma duygular
Ağla geri gelmez günlere diyor.

Ey gönül, gidenden ümidini kes!
Kaçan bir hayale benziyor herkes,
Sanki kulağıma gaipten bir ses
Buluşmalar kaldı mahşere diyor.

Enginden engine koşarken rüzgar,
Bende bir yolculuk heyecanı var…
Yattığım kayaya çarpan dalgalar
Çıkıver bir sonsuz sefere diyor.

Necip Fazıl Kısakürek

Dua

Sıramız geldi,
Denize, yorulmak bilmez çalkantısına savrulduk.

Yakınmadık dalgalarca sırtımıza vurulan yüklerden
Ayın cilvesi, göğsümüzdeki gelgitlere dahi dayandık.
Sekînet derken sinsi kasırgayla kör sahile vurulduk.
Gördük ki ahirde bize biçilen elbise inziva imiş!

Ya da sığınma
Şu biteviye ve yorgun kumsalda bir kaya olsa,
yaslansam ona uykuya bırakarak benliğimi, emin…
Gücünü, esirgeyişini, güneşten akseden ılıklığını
duyarak, sızlayan sinemi  yavaş yavaş yaysam ona.
Dalgaların ışıktan nâmesini fısıldasa kulağıma,
kumları tespih ederek saysa bir bir âciz avucuma.
Ve dalmış, baygın, bu büyüyü yudumlarken ben,
belli etmeyerek, teselliyle, tatlı yakarışlarla
uğurlasa beni hatıralar serili ebedî yatağıma.

Son dilek
Ardımdan kum zerreleri denizden kayan rüzgarlarla
sarsalar geride kalanı duvak misali içli dualarla.
Bense özlemin olmadığı yerde son yatağımda sakin,
beklesem o Ay’dan süzüleni, Yegâneyi hoş selâlarla.
..
.