Düşüş

 

Düşenin Dostu!


Er geç düşeceğini bile bile atarsın adımlarını ürkekçe.
O ana kadar “belki” lerle yalanlarla avundun sadece.
O son sahte hamlede avucun terler yüreğin soğur,
ellerinden kayar tutunduğun dünya…
Beklenen acımasız boşluktasın artık; bu yeni dünyan!
İlkin bir hafiflemedir bu, göğsündeki umudu sonlayan.
Acısı sonradan yerleşir usulca ve yayılır tüm derinlerine
ve zamana.

Dostların sadece düşlerindir seni teselliyle kucaklayıp
dağların dumanlı yücelerine sürükleyen, mecalsizce.
Bir hafızan sağlam kalmıştır kırık dökük bedeninde,
bu da yeter sana; değerini belki sen de iyi bilirsin.

Lâkin artık geçmişi uykusuna yatır ve

kaldır başını bak yücelere

uzaktan daha bir güzel gözüküyor zirve!


Değil mi dost?
..
.