Düşenin Dostu!
…
Er geç düşeceğini bile bile atarsın adımlarını ürkekçe.
O ana kadar “belki” lerle yalanlarla avundun sadece.
O son sahte hamlede avucun terler yüreğin soğur,
ellerinden kayar tutunduğun dünya…
Beklenen acımasız boşluktasın artık; bu yeni dünyan!
İlkin bir hafiflemedir bu, göğsündeki umudu sonlayan.
Acısı sonradan yerleşir usulca ve yayılır tüm derinlerine
ve zamana.
…
Dostların sadece düşlerindir seni teselliyle kucaklayıp
dağların dumanlı yücelerine sürükleyen, mecalsizce.
Bir hafızan sağlam kalmıştır kırık dökük bedeninde,
bu da yeter sana; değerini belki sen de iyi bilirsin.
…
Lâkin artık geçmişi uykusuna yatır ve
kaldır başını bak yücelere
uzaktan daha bir güzel gözüküyor zirve!
Değil mi dost?
..
.